30/5/2009 - sakız çiğnemek yüz felcine karşı koruma sağlıyor
 Yüzün sağ ve sol kısmında bulunan sinirlerde genellikle soğuğa bağlı olarak oluşan ödemden korunmanın en etkili yolu sakız çiğneyip, balon şişirmek... Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Şirzat Çoğalgil, Yüz felci daha çok araç sürücülerinde ve kayak yapanlarda görülmektedir. Halk arasında şöfor hastalığı olarak bilinen yüz felcinden korunmanın en etkin yolu sakız çiğneyip balon şişirerek çene ve yüz kaslarını güçlendirmektir'' dedi.
Sıcak yaz günlerinde açılan klimanın ve seyahat ederken açılan camın yüz felcine neden olduğunu söyleyen Prof.Dr. Çoğalgil, şöyle konuştu: “Kış aylarında aracın kalorifelerinden bunalan sürücüler, hava almak için camı açtıklarında suratlarına vuran soğuk hava, yüz felcinin meydana gelmesine neden olur. Yüz felci araç sürücülerinin yanı sıra, korumasız olarak kayak yapanlarda da sık görülür.'' Prof.Dr. Çoğalgil, yüz felcinin ağızda yamulmaya ve gözde kapanmaya neden olduğunu açıklayarak şöyle devam etti:
“Yüz felci, yakalanan kişinin yaşam kalitesini bozarak, toplum içerisine çıkmasını engeller. Tedavi edilmemesi halinde, kapanan gözde görme kaybına bile neden olabilir. İyi bir tedaviyle bir aylık zaman içerisinde normale dönülebilen yüz felcinde, vakit kaybetmeden nöroloğa ya da fizik tedavi uzmanına gidilmesi gerekir. Ödem çözücü ilaçlar kullanırken, fizyoterapiye başlanılması gerekir. En etkin tedavisi de yüz ve çene kaslarını güçlendirmek için sakız çiğneyip, balon şişirmektir.''
alıntı
| |
|
|
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/5/2008 - kalp hastalarına öneriler

Kalp hastalıkları ve kalbe bağlı ölüm oranları çok yüksek. Sıcaklar arttı kalp sorunları da başladı. Memorial Hastanesi Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kalp hastası olmamak için 10 öneride bulundu.
Kalp hastası olmamak için: 1- Diyet - sağlıklı beslenmeye çocuk yaşlarda başlanacağını unutmayın. 2- Boy - kilo oranına çok dikkat edin. 3- Kadınlar, menopozunuzu mutlaka geciktirin. 4- Fizik aktivitenizi arttırın, tembellik ve aşırı stresten uzak durun. 5- İş ve meslek konusunda hiçbir zaman beceri ve olanaklarınızı zorlamayın. 6- 20 yaşından sonra hiç olmazsa bir kez; kan yağları (kolesterol, trigliserid, HDL, LDL), Lp(a), homosistein ve HSCRP kontrolü yaptırın. 7- Aile hikayenizde erken kalp hastalığı varsa, diyabet, yüksek tansiyon hastası iseniz 30, değilseniz 40 yaşından sonra her yıl kan yağları (kolesterol, trigliserid, HDL, LDL), Lp(a), homosistein kontrolü ve efor testi yaptırın. 8- Kendinizle, yaşamla, ailenizle, eşinizle, dostlarınızla barışık olun, A tipi (çabuk karar veren, hırslı, kavgacı, acele hareket eden) kişiliğiniz varsa yavaşlayın. 9- SİGARA İÇMEYİN. 10- Hastalığınızı, aileniz veya çevrenizle ilgili sorunlarınızı bir Liyezon Psikiyatri uzmanı ile görüşün. (Liyezon psikiyatrisi, tıbbi hastalığı olanlara psikiyatrik tıp hizmeti ve psikososyal destek sunan psikiyatri üst disiplinidir. sağlığın fiziksel, ruhsal boyutlarıyla ayrılmaz bir bütün olduğu ve birbirini etkilediği anlayışına dayanır. Tıbbi tedavi ve bakım ile ruhsal tedavi ve bakımı birlikte sunmayı amaçlar.)
Kalp hastası olanlar için: 1- SİGARA İÇMEYİN, sigara içilen ortamda bile bulunmayın. 2- Düzenli olarak bir kardiyologun kontrolüne girin. 3- Tedaviniz ilaç, balon veya ameliyat olabilir, hepsinin olumlu, olumsuz yanlarını, uzun dönem sonuçlarını doktorunuzla tartışın. 4- Abartılmış fizik aktivitelerden kaçının ve bir bir kardiyak rehabilitasyon uzmanının hazırladığı bir programa başlayın. 5- Cinsellik konusunda sevgilinizi değil eşinizi, otel odasını değil evinizi tercih edin. 6- Devamlı kullanmanız gereken ilaçlarınızı ihmal etmeyin, özellikle yüksek tansiyon ilaçlarınızın yedeğini bulundurun. 7- Kan yağlarınızı 3 ayda bir kontrol ettirerek tahlil raporunda yazan normal sınırın altında tutun. 8-Kan yağlarınızı kontrol için diyetin yetmediği durumlarda sürekli ilaç kullanın. 9- Aile ve sosyal yaşamınızı bir kez daha gözden geçirip hayatınızdaki olumsuzlukları en aza indirin. 10- Hastalığınız için ailenizi ve çevrenizi suçlamayın, sorunlarınız için bir Liyezon Psikiyatri uzmanından yardım alın.
Kalp hastası, olan aileler için:
Hiçbir zaman onu hasta olduğu için suçlamayın.
Tetkik ve tedavinin her aşamasında onu destekleyin, teşvik edin.
Hastalığın oluşmasında kendinizi de hatalı buluyorsanız, bunu abartılı şekilde telafi etme telaşına girmeyin. Onun hastalığını siz hep aklınızda tutun, fakat ona unutturmaya çalışın.
Hasta olan babanız, anneniz veya kardeşiniz mutlaka kan yağları (kolesterol, trigliserid, HDL, LDL), Lp(a), homosistein ve HS- CRP kontrolü yaptırınız ve efor testi yaptırın.
Cinsel konularda olabilecek yetersizlik veya isteksizliklerde anlayışlı davranın.
Diyetinde bir aile programı olması gerektiğini aklınızda tutun.
Eşinizin ilaçlarını ve kontrol günlerini yakından takip etmenizin ona yaşama sarılma ve güven duygusu vereceğini unutmayınız.
Bu hastalığın ekip çalışmasıyla, yani eş, çocuk, kardeş, yakın arkadaşla daha kolay yenileceğine inanın.
Hastanıza yardımcı olabilmek için sizde SİGARA İÇMEYİN.
Hastanızla iyi bir iletişim kuramıyorsanız bir Liyezon Psikiyatri uzmanından yardım isteyin.
alıntıdır
Babacığım da 22 yıldır kalp hastası sürekli ilaç kullanıyor
yazı ilgimi çekti hem kendim için hem sizin için ekledim
Rabbim bütün hastalara şifa versin
hakkımızda hayırlı olanı nasib etsin
hayırlı olmayanı da hayırlara çevirsin inşallah..******>
|
|
Yorum (12) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
10/5/2008 - 'Cep, beyinde tümöre neden oluyor'
|
|

İsveçli Prof. Kjell Hansen Mild, o çok merak edilen soruya kendi araştırması sonrası cevap buldu: Cep telefonları çok tehlikeli, beyinde tümöre ve kansere sebep oluyor. |
|
İsveç'teki Umea Üniversitesi'nde çalışan Prof. Kjell Hansen Mild, cep telefonlarının beyinde tümöre neden olduğunu ve kansere yol açtığını ileri sürdü.
İsveç'in yüksek tirajlı gazetelerinden Aftonbladet'te yer alan habere göre, Umea Üniversitesi profesörlerinden Mild, araştırmalarının cep telefonu kullanımının kansere yol açtığını ortaya koyduğunu söyledi.
Cep telefonlarının çok tehlikeli olduğunu, beyinde tümöre ve kansere sebep olduğunu iddia eden Mild, mecbur kalmadıkça cep telefonu kullanılmaması uyarısında bulundu. Mild, cep telefonu satıcılarında riskin çok yüksek olduğunu belirtti.
Prof. Mild, 10 yıl içinde devamlı cep telefonu kullananların beyin kanserine yakalanma oranlarının, cep telefonu kullanmayanlara oranla 2 kat arttığını öne sürdü. Cep telefonlarında radyasyon oranlarının düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Mild, vatandaşlara hiçbir zararı olmayan ev ve büro telefonlarının kullanılmalarını tavsiye etti.
İHA
|
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/4/2008 - Anne sütünden sonra en değerli besin
|
|
Öyle değerli ki inek sütünden bile daha faydalı...

|
|
Uzmanlar balığın, anne sütünden sonra en değerli besin olduğunu söyledi. Doç. Dr. Fatma Arık Çolakoğlu, balık etinin ucuz protein ve enerji kaynağı olduğunu açıkladı.
Balık tüketiminin bitkisel ürünler ve kırmızı et tüketimine oranla geri kaldığını ifade eden Çolakoğlu, ''Oysa ki ülkemizde dengeli ve sağlıklı beslenme açısından elimizdeki besin kaynaklarının niteliklerini acilen öğrenmemiz ve bilinçli şekilde değerlendirmemiz zorunlu hale gelmiştir'' dedi. Dengeli beslenmenin esas ögesinin protein olduğunu belirten Çolakoğlu, şöyle konuştu:
''Balık eti, aminoasitlerin hepsini içermesinden dolayı oldukça değerlidir. Etin içerdiği bağ dokusunun oranı onun hazmedilebilirlik düzeyini belirler. Balık eti, düşük oranda bağ dokusu içermesi nedeniyle sığır etine oranla daha kolay hazmedilir ve vücutta daha kısa sürede kullanıma sunulur. Anne sütü biyolojik değer açısından 100 olarak kabul edilirse takip eden sıralamada 93 ile deniz balığı, 89 ile inek sütü, 87 ile sıcakkanlı hayvanların eti gelmektedir. Balık, anne sütünden sonra en değerli besindir. Normal şartlarda 200 gram tüketilen balık eti, bir insanın günlük protein ihtiyacının yüzde 70'ini karşılamaktadır.''
alıntı
http://www.habervakti.com |
|
|
Yorum (17) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/4/2008 - Başınıza gelirse aklınızda bulunsun....

ARI SOKMASI (ZEHİRİ) Bilim ve Teknik Aralik 2000 dergisinde
"Arı zehir inde bilmedikleriniz"
konusunu okuyunca arı sokmalarında uyguladığım bir yöntemi Sizinle paylaşmak istedim. Tip fakültesinde okurken simdi anımsamadığım bir dergide arı zehir'inin protein yapısında olması Nedeniyle (enzim, peptid ve aminoasitler) 53-55 derecede denature olarak Toksin özelliğini kaybedeceğini, derimizin bölgesel olarak 60 derece ve üstüne dayanabilmesi nedeniyle sokmanın hemen sonrasında bölgeye yanan bir sigaranın olabildiğince yaklaştırıldığında zehir'in etkisinin kaybolacağını okumustum.
Bu uygulamayı 1983 de zorunlu hizmet sırasında beni bir arı soktuğunda kendimde denemiştim. Sonuç mükemmeldi, 10-15 saniyede ağrı ve Sislikten eser kalmamıştı. O günden beri, basta gittiğim kamplarda olmak üzere onlarca kisi üzerinde bu yöntemi uyguladım. Ari sokmasından sonra yaygın olarak kullanılan, bölgeye amonyak uygulanması bence çok yanlis. Sokulmadan sonra kisa süre içinde olmak şartıyla, önce iğneyi çıkartıp ardından 20 saniye Kadar yanan sigarayı kişinin dayanabildiği oranda değdirmeden bölgeye Yaklastiriyorum. Bölgede ağrı ve sislik kaybolup, birkaç dakika için Kizariklik kaliyor. Kişinin alerjisi yoksa başka önleme gerekkalmıyor.
Dr. Murat Ergin
Netten Alıntı
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Hayatımın anlamı 2mavi1pembegül üm var...
Sevgili blog dostlarımla birlikte,sevgiyle yapılan herşeye,her emeğe,tümgüzelliklere sevgiyleyolculuk yapmaya geldim...
Kategoriler
AILEMEANLAMLI HIKAYELERDINI YAZILARDOSTLARADUALARGULLERIMEHOBILERISTANBULRESIMLERSAGLIKSIIRLERSOBELERYAZILAR

ARKADAŞLARIM
sevgikalpli sadiyedemir sinifdizisi fadime47 taytay resulevuslat2 koddunyam teknikpcdersleri oktayusta mustafa1yesil mkstyle guzelbayan ahsapboyaci canesim metekan farklimevzular aydanur42 mustakim sirad bebekorguleri fiberoptikci sivist zeynaa fildisikule htmlkodlayici buselihayat evininhanimi mehmetorhandurdu selmahlc askhikayelerimiz kadinlarkulubum eglencecafe sanaldagarcik geridekalanlarinizibu hobici okyonusmelegi hasbihalim duygularayolculuk canon766 cipis hakkdostu fiskos pelinimm bahardali hanifem anne66 1964anne goznuru orgun ResuleVuslat kartopum caganimla Huzuryolu1 sariakasya PapatyaDiyari YurekEsintileri bennur76 tumguzellikler sevgiylekalin akgunkaya danteldantel ozlemlehayat cemilekaran cennetedavett Elifcee koyundanyavasgerek sevgicebiseyler gonuldostu1 Funda2008 dahafazla sonsuzlukkervani huzuraskeri sibelim69 igra hayattandamlalar yasaklisair giz Bahram kadifece seniseviyorumsemra serpil69 emostili 290405 EmineDantelOrgu hgsno baharhabercisiyim lotuse alacahasret ceylinnazz vuslatagecis ebvaa byHaktan boyacicocuk 1kumtanesi sessizciglik1 kartanesivegeceninyargici azmavi gocmenkizi ozgur544 yakzan
|